SÜRDÜRÜLEBİLİR DİJİTALLEŞMEDE MALİ TEDBİRLER: KARBON AYAK İZİNİ DÜZENLEYİCİ YEŞİL VERGİLEME POLİTİKALARI
Özet
Dijital ekonominin veri merkezleri, bulut bilişim ve yapay zekâ gibi enerji yoğun teknolojilerle hızla büyümesi, ekonomik verimlilik fırsatlarının yanı sıra dijital karbon ayak izi olarak tanımlanan ciddi bir çevresel maliyeti de beraberinde getirmektedir. Bu çalışma, dijitalleşme ile sürdürülebilirlik hedefleri arasındaki temel çelişkiyi yönetmede maliye araçlarının üstlendiği merkezi rolü analiz etmektedir. Bölüm, dijitalleşmenin ekolojik etkilerinin ikili doğasını; (riskleri ve fırsatları) ortaya koymaktadır. Bir yanda yüksek enerji tüketimi ve elektronik atık artışı gibi risklere, diğer yanda yeşil ikili
inovasyon (yıkıcı ve artımlı) ve akıllı şebekeler aracılığıyla karbonsuzlaşmayı hızlandırma potansiyeli bulunmaktadır. Bu dengeyi kurmanın, teknolojik yeniliklerinin yanı sıra mali araçlarının etkin
kullanımının bağlı olduğu savunulmaktadır. Bu çerçevede, kirleten öder görüşü doğrultusunda yeşil vergilendirme politikaları (karbon vergileri, emisyon ticaret sistemleri) ve mali teşvikleri incelenmektedir. Çalışma, mali tedbirlerin sadece vergi boyutuna değil, aynı zamanda kamu harcamalarının (yeşil bütçeleme) ve performans bazlı göstergelerinin (Veri Merkezi Enerji Verimliliği Göstergesi-PUE Standartları) yeşil dijital altyapıyı yönlendirmedeki kritik rolüne de odaklanmaktadır. Avrupa Birliği (Yeşil Mutabakat), İsveç ve Güney Kore gibi uluslararası iyi uygulamalar ışığında, Türkiye’nin mevcut durumu ve politika açıkları değerlendirilmektedir. Özellikle AB sınırda karbon
düzenlemesi (CBAM) sürecine uyum ve 2053 Net Sıfır Hedefi doğrultusunda, dijital hizmet vergisi gelirlerinin yeşil fonlara aktarılması gibi somut mali stratejiler önerilmektedir. OECD (2025) ise dijital ve yeşil ikiz dönüşümün mali araçlar üzerinden bütünleştirilmesinin sürdürülebilirlik için zorunlu olduğunu vurgulamaktadır. Bu bölüm, sürdürülebilir dijitalleşmenin ancak mali araçlarının gelir,
harcama ve performans eksenlerinde çevresel hedeflerle bütünleştirilmesiyle mümkün olacağını vurgulamaktadır.
