VERGİ TEORİLERİ BAĞLAMINDA KÜRESEL ASGARİ KURUMLAR VERGİSİ
Özet
Vergi, devletin mali gücünü ve egemenliğini yansıtan temel araçlardan biridir. Klasik iktisatçılar Adam Smith, Adolf Wagner ve Joseph Schumpeter vergiyi yalnızca mali bir kaynak değil, aynı zamanda siyasal düzenin devamlılığı için vazgeçilmez bir unsur olarak görmüşlerdir. Musgrave’in kamu maliyesi yaklaşımı ve Tiebout’un yerel harcama teorisi ise vergilendirmenin adalet, etkinlik ve refah boyutlarını vurgulamıştır. Küreselleşme ve dijitalleşme süreçleriyle birlikte çok uluslu şirketlerin artan sermaye hareketliliği, “dibe doğru yarış” olarak ifade edilen vergi rekabetini derinleştirmiş ve vergi cennetleri aracılığıyla ulusal vergi tabanlarında aşınmaya yol açmıştır. Bu gelişmelerin sonucunda OECD öncülüğünde Küresel Asgari Kurumlar Vergisi gündeme gelmiş ve uluslararası vergi düzeninde önemli bir paradigma değişimini beraberinde getirmiştir. Bu çalışma, söz konusu vergi uygulamasını vergi teorileri bağlamında ele almayı amaçlamakta ve fayda teorisi, ödeme gücü yaklaşımı, optimal vergileme anlayışı ile vergi rekabeti teorisi ışığında değerlendirmektedir. Böylece küresel asgari kurumlar vergisi yalnızca teknik bir düzenleme olarak değil, aynı zamanda uluslararası vergi adaleti, egemenlik ve etkinlik tartışmalarının merkezinde yer alan teorik bir dönüşüm olarak konumlandırılmaktadır.
